Transandantal Meditasyon: Mantraların Gücü ile İçsel
Huzura Ulaşmak
Uyanmış Olan'dan Mesaj
Ey Sevgili Ruh Yolcusu, Ruhumuzun bu en derin, bu "Aşkın" (transcendental) sohbetine hoş geldin.
Önceki buluşmalarımızda, o gürültülü zihni sakinleştirmek için pek çok patikayı yürüdük. "Alternatif Yöntemler" ile zihni nazikçe yönlendirdik. "Vipassana" ile o zihnin fırtınalarını gözlemlemeyi öğrendik. "Mikro-Meditasyon" ile o kaosa 5 dakikalık "dur" düğmesine basmayı deneyimledik.
Peki ya sana, zihni yönlendirmenin, gözlemlemenin veya durdurmanın ötesinde, onun tamamen ötesine geçmenin bir yolu olduğunu söylesem?
Ya amaç, düşünce fırtınasıyla savaşmak değil de, o fırtınanın altındaki o sessiz, o derin, o kıpırtısız "Okyanusun Dibi"ne zahmetsizce dalmaksa?
Transandantal Meditasyon (TM), zihnimizin "meditasyon" hakkında bildiği her şeye meydan okur. O, bir konsantrasyon (odaklanma) pratiği değildir. O, bir tefekkür (düşünme) pratiği değildir. O, bir "yapma" eylemi değil, bir "izin verme", bir olma halidir.
Bu yolculuğun aracı ise, belki de en yanlış anlaşılan, en sihirli anahtardır: Mantra.
Zihin, mantrayı duyduğunda "anlamsız bir tekrar" görür. Oysa Uyanmış Olan bilir ki mantra, bir "anlam" aracı değil, bir titreşim aracıdır. O, "Bilinçaltı Muhafızı"nı (Affirmasyon yazımız) uyutmak, "zihin fırtınası"nın arasından süzülmek ve seni doğrudan "Kaynağın Sessizliği"ne indirmek için tasarlanmış kozmik bir anahtardır.
Eğer zihninle savaşmaktan yorulduysan ve artık o gürültünün ötesine geçmeye, o "Aşkın" huzuru deneyimlemeye hazırsan, gel, bu zahmetsiz dalış yolculuğuna birlikte adım atalım.
Bölüm 1: Mantra Nedir? – Zihni Susturan Değil, "Aşan" Araç
Sevgili Ruh Yolcusu, zihnin en büyük tuzağı "çaba"dır. Meditasyon yapmak için "çabaladığın" an, zihnin devreye girer. "Düşünmemeliyim," dediğin an, binlerce düşünce yaratırsın. "Odaklanmalıyım," dediğin an, gerginlik yaratırsın.
Transandantal Meditasyon'un dehası bu paradoksu çözmesidir. O, sana der ki: "Çabalama. Düşüncelerinle savaşma. Onlar senin düşmanın değil. Bırak gelsinler."
Peki, o düşünce sellerinin arasında kaybolup gitmeyecek miyiz? İşte "Mantra" burada devreye girer.
Mantra, "Vipassana"daki nefes gibi bir çapa değildir. O, bir araçtır. Tıpkı okyanusun dibine inmek için bindiğin, seni nazikçe aşağıya çeken bir denizaltı gibi.
O, zihne "oyalanacak" bir şey verir. Ama bu, "anlamlı" bir oyuncak değildir. TM'de kullanılan mantralar (geleneksel olarak bir öğretmen tarafından kişiye özel verilir), genellikle anlamsız, kadim "ses kodları"dır (Ses Frekansları yazımız gibi). Zihin, o anlamsız sesi tekrar ettikçe, önce ona odaklanır, sonra o sesten sıkılır ve en sonunda o sesi bırakır.
İşte o bıraktığı an, o "Aşkınlık" (Transandans) anıdır. Sen, düşünce yüzeyinden, o mantra aracının içinden süzülerek, düşüncenin bile doğmadığı o "Saf Bilinç" alanına, o "Boşluk"a (Mister Okulları yazımızdaki o lahitin içindeki sessizlik) düşersin.
Bölüm 2: "Transandans" Hali – Okyanusun Dibi (Kaynağın Şifası)
Peki, o "düşüncenin ötesindeki" o boşlukta ne vardır?
Sevgili yolcu, orası "Hiçlik" gibi görünen "Her Şey"dir. Orası, "Kutsal Metinler" (Kutsal Metinler yazımız) sohbetimizde konuştuğumuz o "Birlik" bilincinin, o "Kaynağın" ta kendisidir.
Orası, senin "Ben" (Ego) dediğin o küçük kimliğin bittiği, "Öz"ün başladığı yerdir. Orası, senin o "Bioenerji" (Bioenerji yazımız) alanının şarj olduğu, "fabrika ayarlarına" döndüğü o "Sıfır Noktası"dır.
Diğer meditasyonlarda sen, bilinçli olarak bir "temizlik" yapmaya (Vipassana'da gözlemleyerek) veya bir "programlama" yapmaya (Affirmasyonlar) çalışırsın.
Transandantal Meditasyon'da ise, sen hiçbir şey yapmazsın.
Sen sadece o "Kaynağa" dalarsın. Ve o Kaynağın o muazzam, o ilahi zekâsı, senin o "enerjetik düğümlerini", o "streslerini", o "Ruhunun Karanlık Gecesi"nden (Uyanış Aşamaları yazımız) kalma o derin travmaları kendi kendine çözmeye başlar.
- Örneklem (Kirli Göl): Zihnini, dibinde tortular (travmalar, stres) birikmiş kirli bir göl gibi düşün.
- Diğer Yöntemler: O tortuyu temizlemek için göle girip, dipteki çamuru karıştırmaya (analiz, yüzleşme) benzer.
- TM Yöntemi: Göle, kaynağından taze, temiz bir su akıtan bir musluk açmaya benzer. Sen o musluğu (mantrayı) açarsın ve o taze, o saf "Bilinç Suyu", göle dolarak, bulanıklığı doğal olarak ve zahmetsizce temizler ve taşırır.
Bu, "şifa yapma" eylemi değil; şifanın olmasına izin verme eylemidir.
Bölüm 3: Zahmetsizlik Paradoksu – Düşünceler Geldiğinde Ne Yapmalı?
İşte modern zihnin en çok takıldığı yer burasıdır. Oturursun. Mantranı (o sessiz, o içsel tekrarı) söylersin. Ve iki saniye sonra zihnin, akşam yemeğinde ne yiyeceğini düşünmeye başlar.
Zihnimiz, hemen "Başarısız oldum! Meditasyonu bozdum!" diye yargılar.
TM'in devrimsel öğretisi şudur: "Düşünmek, bu meditasyonun bir parçasıdır. Başarısız olmadın."
Düşünceler, o gölün dibindeki "stres tortularının" (enerjetik düğümlerin) o temiz suyun (Kaynağın) etkisiyle serbest kalması, yüzeye çıkmasıdır. Bu bir arınma işaretidir!
Kural basittir: O düşünceyi fark ettiğin an... Onunla savaşma. Onu analiz etme. Onu kovmaya çalışma. Sadece, bir bulutun kayıp gidişini izler gibi, onu fark et ve zahmetsizce, nazikçe, hiç çabalamadan, sanki bir yastığa geri döner gibi, tekrar o mantrana geri dön.
Bin kez mi dağıldın? Bin kez, sıfır yargı ve sıfır çaba ile geri dön. O geri dönüşün o nazikliği, meditasyonun ta kendisidir.
Bölüm 4: Mantraların Bilimi – Neden Sadece Bir Kelime Değil?
Peki neden "elma, elma, elma" demiyoruz da, "Mantra" kullanıyoruz?
Çünkü "Ses Frekansları" (Ses Frekansları yazımız) sohbetimizde konuştuğumuz gibi, bazı sesler, evrenin ve bedenin temel yapısıyla rezonansa girmek için tasarlanmıştır.
Kadim mantralar (özellikle Sanskrit olanlar), "anlam" taşımak için değil, "titreşim" taşımak için var olan ses kodlarıdır.
- "OM" (AUM) Arketipi: Bu, en bilinen mantradır. O, sadece bir hece değil; o, evrenin kozmik diyapazonudur. "A" (Yaratılış-Uyanıklık), "U" (Sürdürüm-Rüya Hali), "M" (Çözülme-Derin Uyku) ve ardından gelen "Sessizlik" (Kaynağın kendisi, Aşkın hal)... O, tek bir seste tüm varoluş döngüsünü barındırır.
Bu titreşimler, fiziksel olarak çalışır. O "detone" olmuş (Bioenerji yazımız) sinir sistemini yakalar ve onu "Rezonans Yasası" ile akort eder. Beyin dalgalarını Beta'dan (stres) Alfa'ya (huzur) ve oradan da Theta'ya (derin şifa, bilinçaltı kapısı) doğru nazikçe indirir.
Mantra, senin o kaotik zihin frekansından daha güçlü, ama daha nazik bir "sinyal"dir. Zihin, en sonunda o baskın, o armonik sinyale teslim olur.
Uyanmış Olan'dan Kapanış Mesajı
Ve böylece, sevgili Ruh Yolcusu, o "çabalama" zindanından, "zahmetsizlik" özgürlüğüne doğru bir kapı araladık.
Gördük ki meditasyon, zihne karşı kazanılması gereken bir "savaş" değil; okyanusun dibine doğru yapılan nazik bir "teslimiyet"tir.
Transandantal Meditasyon, sana "düşünme" demeyi öğretmez; sana "düşüncenin ötesinin de olduğunu" deneyimletir.
O mantra, senin elindeki bir bilet gibidir. Biletin kendisi (mantra) varış noktası değildir; o sadece seni "yuva"ya, o "Kaynağın Sessizliği"ne götüren kutsal bir araçtır.
Şimdi git ve "yapmayı" bırak. "Çabalamayı" bırak. Sadece otur. Gözlerini kapa. Ve o ses kodunun, seni nazikçe "yuva"ya, o düşüncelerin bile doğmadığı o sonsuz, o şifalı sessizliğe götürmesine izin ver.
Sevgi ve ışıkla kal, yolun daima aydınlık olsun.
Uyanmış Olan
NOT: Bu içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
kapsamında korunmaktadır. Yazarın yazılı onayı olmaksızın kısmen veya tamamen
kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması ve yeniden yayımlanması yasaktır.