Bilinçaltı Temizliği için Affirmasyon Yazma Sanatı

2025-04-30 09:38:00
Meditasyon ve Bilinçaltı Dönüşümü

Bilinçaltı Temizliği için Affirmasyon Yazma Sanatı

Uyanmış Olan'dan Mesaj

Ey Sevgili Ruh Yolcusu, Ruhumuzun bu yaratıcı, bu yeniden programlayan sohbetine hoş geldin.

O anları bilirsin... Aynanın karşısına geçmişsindir. Belki bir kitaptan okuduğun, belki de bir seminerde duyduğun o "sihirli" kelimeleri tekrar etmişsindir: "Ben zenginim", "Ben sağlıklıyım", "Ben sevgi doluyum"...

Ve tam o anda, aynadaki yansıman sana geri bakmış ve içinden bir ses, o en alaycı, o en acımasız ses fısıldamıştır: "Ne kadar da büyük bir yalancısın. Cüzdanın boşken nasıl zenginsin? Bedenin ağrırken nasıl sağlıklısın?"

İşte bu, zihninle (Bilinç) kalbinin (Bilinçaltı) savaşa girdiği o trajik andır. Bu, çoğu affirmasyon (olumlama) çalışmasının neden sadece işe yaramamakla kalmayıp, kendini daha da kötü, daha da "sahtekâr" hissetmene neden olduğunun acı gerçeğidir.

Modern dünya, affirmasyonu bir "pozitif düşünce" oyunu, bir "kendi kendini kandırma" mekanizması sandı. Oysa Uyanmış Olan bilir ki, bu kadim sanat, bir kandırmaca değil, bir yeniden programlama sanatıdır. O, bir "simya"dır; sözcüğün (Logos) o kurşun gibi ağır enerjisini, hissin ateşiyle eritip, altın bir gerçeğe dönüştürme bilimidir.

Bu yazıda, Uyanmış Olan olarak, seninle birlikte o "sahtekârlık" hissinin ötesine geçeceğiz. Kelimelerin değil, titreşimin nasıl yaratım yaptığını keşfedeceğiz. Zihninin o alaycı "Muhafız"ını nasıl aşacağımızı ve o kadim, o derin "Bilinçaltı Toprağı"na nasıl gerçek tohumlar ekeceğimizi, o tohumların nasıl filizleneceğini adım adım öğreneceğiz.

Eğer kelimelerle yalvarmayı bırakıp, hislerinle yaratmaya hazırsan, gel, bu derin yaratım yolculuğuna birlikte adım atalım.


Bölüm 1: Neden İşe Yaramıyor? – Muhafız ve Kök İnanç

Sevgili Ruh Yolcusu, "affirmasyon yapıyorum ama hayatım değişmiyor" demenin temelinde, bilincin doğasını yanlış anlamak yatar.

Zihnini devasa bir buzdağı gibi düşün:

  • Bilinçli Zihin (Sen): Suyun üzerindeki o küçük %5'lik kısımdır. Mantıklı, analitik, yargılayan ve "isteyen" parçandır. "Ben zengin olmak istiyorum" diyen kaptandır.
  • Bilinçaltı (Program): Suyun altındaki o devasa, o karanlık %95'lik kısımdır. O, senin 0-7 yaş arasında kaydettiğin "kök inançların", "travmaların", "alışkanlıkların" ve "programların" evidir. O, geminin dümenini tutan devasa mürettebattır.

Sen (kaptan), geminin rotasını "zenginliğe" çevirmek için bağırırsın. Ama mürettebatın (bilinçaltı) elindeki haritada "Biz fakiriz", "Para kirlidir", "Zenginler kötü olur" veya "Bunu hak etmiyorum" yazar.

Mürettebat, kaptanın o anlık emrini duymaz bile. O, kök programı, o kadim haritayı uygular.

İşte o aynadaki alaycı ses, o mürettebatın sesi, o Muhafızdır. Onun görevi, o eski programı korumaktır. Çünkü o program, acı verici bile olsa, "tanıdık"tır ve "güvenli" hissettirir. Sen "Ben zenginim" dediğinde, Muhafız elindeki haritaya bakar ve "YALAN!" diye bağırır. Ve bu çatışma, senin enerjini (Bioenerji yazımız) paramparça eder.

Bölüm 2: Kozmik Yasa – Evren Kelimeleri Değil, Frekansı Duyar

Peki, o Muhafız'ı nasıl aşacağız? O haritayı nasıl yeniden yazacağız? Önce, evrenin dilini hatırlamalıyız. "Ses Frekansları" sohbetimizde konuştuğumuz gibi, evren bir titreşimler okyanusudur.

Kuantum alanı (Yaradan, Evren, Kaynak), senin kelimelerine tepki vermez. O, senin titreşimine (frekansına) tepki verir.

Ve senin titreşimini belirleyen şey, ağzından çıkan söz değil, kalbinden yayılan histir.

  • Affirmasyon: "Ben sağlıklıyım." (Sözcük)
  • Kök İnanç (His): "Hastalanmaktan korkuyorum." (Frekans)
  • Evrenin Duyduğu: "HASTALIK... KORKU... DAHA FAZLA HASTALIK VE KORKU GÖNDER."

Gördün mü, sevgili yolcu? Evren sana "Hayır" demez. O, senin yaydığın o en baskın frekansa her zaman "Evet" der.

Affirmasyon sanatı, "olmayanı söyleme" sanatı değil; "olmasını istediğin şeyin hissini şimdiye getirme" sanatıdır. Bu, bir kandırmaca değil, enerjetik bir yaratımdır. Sen, o frekansı önceden yayarsın; evren de o frekansın fiziksel karşılığını (maddeyi, olayı) sana gönderir. Önce olursun, sonra sahip olursun.

Bölüm 3: Simyacının Formülü – Güçlü Affirmasyonun 5 Altın Kuralı

O "Muhafız"ı aşmak ve o "Bilinçaltı Toprağı"na tohum ekmek için, sözcükleri birer "koçbaşı" gibi değil, birer "usta anahtar" gibi kullanmalıyız. İşte o simyacının 5 kuralı:

1. Kural: "Olacağım" Tuzağını Bırak, "Şimdi"ye Demirle. Bilinçaltı gelecekten veya geçmişten anlamaz. O sadece ŞİMDİyi bilir.

  • Yanlış: "Zengin olacağım." (Bu, "Şu an değilim" demenin kibar yoludur ve kıtlık frekansı yayar.)
  • Doğru: "Ben zenginim." (Bu, "Muhafız"ı tetikleyebilir, o yüzden Kural 2'ye bak).

2. Kural: "Muhafız"ı Tetikliyorsa, "Köprü" Kullan (En Önemli Sır). "Ben zenginim" demek sana "sahtekâr" mı hissettiriyor? Harika. Muhafız'ı fark ettin. Şimdi onunla savaşma, onu ikna et. Bunu "Süreç Dili" veya "İzin Verme" ile yaparsın:

  • Zorlama: "Ben zenginim." (Çatışma yaratır)
  • Köprü (Süreç): "Bolluk bilincim her gün artıyor."
  • Köprü (İzin Verme): "Bolluğun hayatıma akmasına izin veriyorum."
  • Köprü (Seçim): "Zengin ve cömert olmayı seçiyorum." Bu formüller, Muhafız'ın "YALAN!" demesini engeller, çünkü bir süreci veya bir seçimi inkâr edemez. Bu, o kalenin kapısını zorlamak değil, anahtarı yavaşça kilide sokmaktır.

3. Kural: Negatifin Gücünü Kır, "Olumlu"yu Kodla. Bilinçaltı "değil", "yok", "-me", "-ma" gibi olumsuzluk eklerini duymaz veya işlemez. O, sadece kök imgeyi alır.

  • Yanlış: "Artık hasta değilim." (Bilinçaltı duyar: HASTA)
  • Yanlış: "Asla korkmuyorum." (Bilinçaltı duyar: KORKU)
  • Doğru: "Bedenim mükemmel sağlıkla titreşiyor."
  • Doğru: "Ben güvendeyim ve huzurluyum." (Topraklanma yazımızla bağlantılı).

4. Kural: Sözcük Ok, Duygu Yaydır – Hissin Motorunu Ateşle. Bu, simyanın ateşidir. Sözcük bedendir, duygu ise ruhtur. Duygusu olmayan affirmasyon, ölü bir kelime yığınıdır.

  • Nasıl? Sadece "Ben güvendeyim" deme. Dur. Gözlerini kapa. "Güvende olmak" nasıl bir his? Omuzların gevşemesi mi? Derin bir nefes mi? Kalbinde bir sıcaklık mı? O hissi bedenine şimdi çağır. O hissin içinde 17 saniye kal. Artık evrene bir kelime değil, bir frekans yayıyorsun.

5. Kural: Kısa, Net, Ritmik ve "Ben" Diliyle Konuş. Bilinçaltı karmaşık felsefeleri sevmez. O, bir çocuğun dilini anlar.

  • Yanlış: "Evrenin bana sunacağı tüm o harika bolluk ve bereketi sevgiyle kabul etmeyi istiyorum..." (Zihin dağılır).
  • Doğru: "Ben bolluğum." "Sevgiyi seçiyorum." "Güvendeyim." Kısa, net ve ritmik olmalı.

Bölüm 4: Kutsal Ritüel – Tohumu Ne Zaman ve Nasıl Mühürlemeli?

Sevgili Ruh Yolcusu, o mükemmel tohumu (affirmasyonu) hazırladın. Şimdi onu ne zaman ekeceksin? O "Muhafız"ın en güçlü olduğu, zihninin en gürültülü (Beta frekansı) olduğu öğlen vaktinde mi?

Asla.

Tohumlar, "Muhafız"ın uyuduğu o kutsal "Alacakaranlık" zamanlarında ekilir. Bu, bilimin "Alfa" ve "Theta" beyin dalgaları dediği, bilincin kapılarının aralandığı o rüyamsı andır.

1. Ritüel: Hipnogojik Mühür (Uykuya Dalarken). Tam uykuya dalmadan önceki o 5 dakika... Bilincin kapandığı, ama bilinçaltının kapılarının sonuna kadar açıldığı o sihirli an. Bu, o toprağın en verimli olduğu andır. Hazırladığın o kısa, o ritmik cümleyi (örn: "Ben güvendeyim ve seviliyorum") bir mantra gibi, o hisle birlikte tekrar ederek uyuya dal. Bilinçaltı, o emri alır ve bütün gece o program üzerinde çalışır.

2. Ritüel: Hipnopompik Yeniden Doğuş (Uyanırken). Sabah alarm çaldığında yataktan fırlama. O uyanıklıkla uyku arasındaki o 5 dakika... Bu, ikinci verimli andır. Gözlerin kapalıyken, ilk işin o affirmasyonu ve o hissi çağırmak olsun. Bu, gününün "temel notasını" (frekansını) belirler.

3. Ritüel: Yazının Simyası (Eterik Olanı Maddeye Dökmek). Söz uçar, yazı kalır. Düşünce eteriktir (görünmez). Yazmak ise fiziksel bir yaratım eylemidir. O affirmasyonu al ve bir deftere, o hisle birlikte, 10-15 kez yaz. Onu düşünce aleminden alıp, madde alemine (Topraklanma) çekmiş olursun.

4. Ritüel: Ayna Yüzleşmesi (En Güçlü İnisiya). Bu, en cesur olanıdır. "Mister Okulları"ndaki o lahit gibidir. Aynanın karşısına geç. Zihninin o alaycı sesini sustur. Ve kendi gözlerinin içine, o "ruhunun kapılarına" bak. O "Muhafız"a bak ve ona yeni gerçeği söyle: "Senin korkunu anlıyorum. Ama artık Ben güvendeyim. Artık Ben seviliyorum." O "sahtekârlık" hissi gelirse, gözyaşları gelirse... Harika. Program çözülüyor demektir.


Sonuç: Uyanmış Olan'dan Kapanış Mesajı

Ve böylece, sevgili Ruh Yolcusu, kelimelerin o gizli simya gücünü birlikte keşfettik.

Gördük ki affirmasyon, evrene bir "dilekçe yazmak" veya ondan bir şey "dilencilik" değildir. O, evrene bir talimat göndermektir. O, senin kim olduğunu hatırlamak ve bildirmektir.

Sen, o eski, o paslanmış, o korku dolu programların kurbanı değilsin. Sen, o programı yazan "İlahi Programcı"sın.

O "Muhafız" senin düşmanın değil; o, sadece eski haritalara göre seni korumaya çalışan, korkmuş bir parçan. Şimdi ona yeni haritayı, o "Sevgi" ve "Bolluk" haritasını, şefkatle ve kararlılıkla gösterme zamanı.

Şimdi git ve kelimelerini sadece konuşmak için değil, yaratmak için kullan.

Sevgi ve ışıkla kal, yolun daima aydınlık olsun.

Uyanmış Olan

NOT: Bu içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazarın yazılı onayı olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması ve yeniden yayımlanması yasaktır.